Mutfakta az da olsa zaman geçiren herkesin bilmesi gereken 10 pratik tasarruf önerisi ve bilgiler…
- Salçayı bozulmadan nasıl saklarım?
2 seçeneğiniz var:
-Salçayı biraz yağla ve bol tuzla karıştırıp buzdolabında cam bir kavanozda saklayın. Tuz doğal bir koruyucu olduğundan otomatikman bozulmasını engeller. (Yemeklerinize ilave edeceğiniz tuzu kontrollü eklemeyi unutmayın)
Bahsettiğim ‘bol tuz’ miktarı örneğin 800-1000 g salçaya 1 dolu yemek kaşığı tuz gibi. Eni konu tuzdan bahsediyorum yani.
-Salçayı cam bir kavanoza alın. Üzerini 2 parmak geçecek kadar ayçiçek yağı ilave edip buzdolabında saklayın. Yağ, hava ile teması kestiği için küflenme ve bozulmaya engel olacaktır. Salçayı alırken, camın kenarına veya ağız kısmına yapışan parçaları temizleyerek aldığınıza emin olun ki hava ile temas edip küflenme yapmasın. - Yeşillikleri bozulmadan nasıl saklarım?
Dereotu, maydanoz, nane gibi yeşillikleri önce yıkayıp, sonra bir salata kurutucusunda iyice kurutun. Kuruduktan sonra ince ince kıyıp, kapaklı bir kapta buzdolabında 8-10 gün saklayabilirsiniz. Buradaki kilit nokta, yeşilliklerin iyice kurutulmuş ve nemden arınmış olmasıdır. Ayrıca isterseniz dondurabilirsiniz de. Buzluktan çıkardıktan sonra çok kısa süre içerisinde rahatça çözülüyor. Dondurunca tabii ki dokusu değişiyor. Salatalarda taze kullanmaya pek uygun olmuyor ancak örneğin köfteye, mercimek köfteye veya yemeklerin içine rahatlıkla kullanabilirsiniz (Avrupalılar da taze yeşilliği kullanmayı çok iyi bilmediklerinden, burada genelde donuk satılıyor)
Doğramak istemiyorum derseniz tıpkı bir çiçeği saklar gibi, bir bardağın içine kökünü geçmeyecek şekilde su koyup, demet halindeki yeşilliğinizi buzdolabının kapak kısmında muhafaza edin. Her gün veya gün aşırı suyunu değiştirmeyi ihmal etmeyin. - Ya patates ve soğan?
Patates ve soğanların ömrünü uzatmak için, alışkanlıklarımızın aksine ayrı ayrı saklamanız gerekiyor. Bunun sebebi ise patatesin yaydığı etilen gazı, yanında duran soğanların da daha hızlı bozulmasına sebep oluyor. Plastik poşetten çıkarıp, tek başına, kuru, serin ve karanlık bir yerde saklamanız, ömrünün normalden kat be kat daha uzun olmasını sağlayacaktır. Ancak bu süreyi daha da uzatmak istiyorum diyorsanız ve de yeriniz varsa, ikisini de buzdolabının ayrı raflarında/çekmecelerinde saklamanızı öneririm. Buzdolabında filizlenmeden, yumuşamadan patatesi 6 hafta sakladığımı bilirim. - Kalan (Etli/Etsiz) Sebze Yemekleri
Benim aklıma her zaman ilk gelen şey, bu tarz yemekleri/sebzeleri bir ‘dolgu’ haline getirmektir. Yani örneğin börek içi yapmak buna en iyi örnek olabilir. Kalan yeşil mercimeği, patates püresini, ıspanağı, pırasayı, belki kavrulmuş kıymayı, yakışacağını düşündüğünüz baharatlarla harmanlayıp börek içi veya krep dolgusu olarak değerlendirebilirsiniz. Krep yaparsanız, üzerine beşamel sos ve kaşar ilavesiyle biraz fırınlarsanız, içinde ne olduğunu bile unutabilirsiniz.
Bunları yapmak istemezseniz, uygun dokudaki sebzeleri mücver haline getirip, tavada az yağ ile kızartabilirsiniz. En son, evde kalan ciddi miktardaki kırmızı lahanayı mücver haline getirdiğimde yiyen arkadaşlarım lezzetine inanamadı. Aklınıza gelebilecek neredeyse her sebzeyi mücvere dönüştürebilirsiniz.
Bir diğer alternatif ise graten veya İngilizlerin ‘shepherd’s pie’ tabir ettikleri fırın yemeğine dönüştürmektir. Örneğin kalan kıymalı bezelye yemeğini bir fırın kabına alıp, üzerine patates püresi ve kaşar ilavesiyle fırınlarsanız epey lezzetli bir hale gelecektir.
Kalan sebze örneğin zeytinyağlı kereviz veya fırınlanmış karışık sebze gibi bir şeyse, biraz un kavurup, üzerine sebzeleri ekleyip, krema veya süt ilavesiyle blenderdan çekerseniz lezzetli bir çorbaya dönüşecektir.
Veya en basit öneriyle biraz zeytinyağında sebzeleri kavurup, üzerine yumurta kırıp afiyetle yiyebilirsiniz. - Limon
Araştırmalar şunu gösteriyor ki, limonu buzdolabında saklarsanız, oda ısısında saklamaya kıyasla ömrü 4 kat daha uzun oluyor. Karar sizin. - Kalan pirinç pilavı
Önceki geceden kalan pirinç pilavını ertesi gün, kadınbudu köfteye kullanabilirsiniz. Domatesli çorbalarınızın içine ekleyebilir veya mercimek çorbasına ekleyip baharatlarla zenginleştirerek kendi ‘Ezogelin’ çorbanızı elde edebilirsiniz. Sarımsaklı yoğurt ve mayonez ilavesiyle, dolapta kalan sebzelerle de destekleyip bir ‘Pirinç Salatası’na dönüştürebilirsiniz. Mücvere ilave edip değerlendirebilirsiniz. - Dolaptaki unutulmuş ‘çirkin’ sebzeler
Hepimizin dolabında azar azar kalmış, sebzeler oluyor. Yumuşamış bir havuç, yarım kırmızı biber vs. Bir araya getirseniz ev halkının pek de ilgisini çekmeyecek bu tarz sebzeleri, miktarı abartmamak koşulu ile mercimek çorbasının içine ekleyebilirsiniz, Bu şekilde bilhassa da çocuklar anlamadan daha çok sebze tüketmiş olacaklar. Özellikle havuç, kabak, kırmızı kapya biber, bezelye, patates, domates gibi sebzeler mercimek çorbasının içinde blender’la püre haline getirildikten sonra asla anlaşılmıyor.
Yok ben çorba yapmak istemiyorum derseniz de, bu sebzeleri kesip dondurabilirsiniz ve sonrasında belki bir tavuk sotenin içinde kullanabilirsiniz. Öncesinde çözdürmenize gerek yok. Pişirmeden hemen öncesinde buzluktan çıkarıp tavaya atmanız kafi.
Sebzelerinizi buzdolabında saklarken de, plastik poşette tutmayın. Bu da daha hızlı bozulmalarına ortam yaratıyor. - Muz
Muz dalından koptuktan sonra da olgunlaşmaya devam eden bir meyvedir. Öncelikle muzları buzdolabında, yani serinde saklarsanız olgunlaşma hızını uzatmış olursunuz. Bu sebeple de dışındaki kahverengi lekelenme azalacaktır. Ancak kararmış muz bilinenin aksine gayet de faydalı ve antioksidandan yana zengin bir besin. İyice kararmış muzlarınızı smoothie’lerde kullanabilir, muzlu süt haline dönüştürebilir, ‘banana bread’ veya dondurma yapabilir, kek veya krep hamurunuzun içine karıştırabilirsiniz. - Domates
Yumuşamaya başlamış domatesleri ister rendeleyip, ister kabuğunu soyduktan sonra doğrayıp buzlukta çiğ olarak saklayabilirsiniz. Domates sos olarak pişirip saklamak isterseniz, zeytinyağı ve sarımsak ilavesiyle kaynattığınız domatesleri soğuyunca buzlukta dondurabilirsiniz. Bu haliyle makarna veya pizza sosu olarak değerlendirebilir ya da yemeklerinize ilave edebilirsiniz. Dondurmak istemezseniz de, sos olarak buzdolabında 5 güne kadar tazeliğini koruyacaktır. (Bu sosu kullanabileceğiniz aşırı pratik, 10 dakikada lavaş pizza tarifim için buraya tıklayabilirsiniz) - Meyveler
Yumuşamaya başlamış meyveleri değerlendirmenin en güzel yolu keke ilave etmektir.
Veya kabuklarını soyup, kaynatıp biraz şeker ilavesi ile meyve püresi ya da sos haline getirebilirsiniz.
Uygun meyveleri meyve suyu haline getirip, çocuklara ev yapımı ice tea haline getirebilir veya alkollü/alkolsüz kokteyllerinize renk katabilirsiniz.
Aklınıza gelen her meyveyi biraz su ve şeker ilavesiyle komposto haline getirebilirsiniz. Bilhassa çabuk bozulan çilek gibi meyveleri kurtarmak için birebir yöntem.
‘Hiçbir şey yapasım yok’ diyorsanız, o zaman da doğrayıp buzluğa atabilirsiniz. Buzluktan çıkarıp, hiç çözdürmeden smoothie makinanıza atıp biraz süt ilavesiyle harika smoothie’ler yapabilirsiniz.
Ben bu dondurulmuş meyveleri biraz votka ve limon suyu ilavesiyle blender’dan çekiyorum. Dışarıda bir bardağına dünyanın parasını verdiğimiz, üstelik içinde gerçek meyve bile olmayan ‘frozen’ kokteyllerden çok daha lezzetli bir kokteyl elde etmemiz garanti. - Ekmek
Dünyada en çok ekmeği çöpe atan ülke hangisi? Doğru bildiniz. Türkiye…Bu yüzden bu konuyu tamamen ayrı bir yazıda ele aldım. Ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.